7 Mayıs 2011 Cumartesi

HAS Parti de 1 Mayıs'ta Meydanlardaydı



1 Mayıs işçi ve emek bayramında müminler camilere akın etti. “İşçinin hakkını alnının teri kurumadan veriniz” hadis-i şerifi üzerinde durulan Cuma vaazları, muhafazakar işçileri de hak arayışında önce camilere, sonra meydanlara yöneltti. Taksim Meydanı’ndaki katılımcı partiler arasında Has Parti’nin de varlığı, katılımcı emekçi profilindeki değişimin ciddi bir ipucuydu.

Sendikalı  imamlar sitemkar: Şartlarımız iyileştirilsin, çalışmaya sabah namazında başlıyoruz.

Taksim’deki en ilginç gruplardan biri de, özlük haklarının iyileştirilmesini talep eden imamlar oldu. Çalışmaya sabahın köründe başladıklarını belirten imamlar, emeklerinin karşılığını alamamaktan dolayı bir haylı kızgın görünüyorlardı doğrusu. Etkinliğe öğle namazına mütaakiben katılan DİSK’e bağlı Din-Sen’li imamlar, birbirlerine haklarını helal edip Allah’ın izniyle  ikindiden sonra dağıldılar.

“Eski Bayramlar Kalmadı”

Eski işçi bayramlarındaki günleri hatırlatan emekli imam İsmail Yusufhocaoğlu, “ O zamanlar komanist işi derdik, desteklemesdik bu işleri. Gerçi harbiden de komanist işi idi. Bir caddeden MKPT/LGS, diğerinden DH-KPSS girer, uyarsa polisle uymazsa birbiriyle kavga ederlerdi. Taksim yasakları kalkınca, gerginlik de azaldı. Zaten din orta yoldur. Bu sene meydanın ortasında müminler haklarını arıyorlar.  Ne diyor Yunus? İkilik yok birlik var, 1 Mayıs’ta dirlik var/ Gelin birlik olalım, direnişe duralım. 1 Mayıs’ta bir kız gelir/ Yürür Elif Elif diye/ Dudaklarında slogan/ Atar Elif Elif diye…dizeleri ile Emekçioğlan ne güzel özetliyor duygularımızı…”diyor emekçi imam.


Hayal-el Taksim, Hayal-el Direniş!

“Yani kul hakkından başka herşeyi affediyor Allah. Hepimiz bir elinde yüce Kur’an olan insanlarız. Anne-babalarımız da, dedelerimiz de öyleydi. Ancak diğer elinde orak olan köylülerin, ya da çekiç olan işçilerin evlatları, torunlarıyız aynı zamanda. Neden biri sebebiyle diğerini tamamen görmezden gelelim” diyen Yusufhocaoğlu, bütün inananları eyleme davet ediyor.

3 ayların müjdecisi, Yaşasın 1 Mayıs

Öte yandan birçok öğrenci grubu da çok sevdikleri 3 ayların giriş kapısı 1 Mayısı doyasıya kutladı. Öğrencilerin yıl boyunca beklediği ve  mübarek 3 aylar olarak nitelendirdikleri haziran, temmuz ve ağustos aylarında güneye inmeleri;  Marmaris, Kuşadası, Bodrum plajlarına yüz sürmeleri ve ecnebileri hak yola davet etmeleri bekleniyor. 

19 Şubat 2011 Cumartesi

Kılıçdaroğlu Yürüyen Merdiyenin Yürütmesinin Durdurulması Davası Açıyor


Yukarı doğru çıkan merdivenden aşağı inmeye çalışırken kameralara takılan Kemal Kılıçdaroğlu'nun, merdivenin durdurulması için Anayasa Mahmekemesi'ne yürümeyi durdurma davası açacağı iddia edildi.

Hatırlanacağı üzere bu hafta içerisinde meydana gelen olayda, Kılıçdaroğlu Kaleci Lefter'i yakalamak için heyecanla koştuğunu, o sırada durmakta olan yürüyen merdivenin harekete geçmesi ile orta yerde mağdur kaldığını belirtmişti. Mağdurum da mağdurum diyen Kılıçdaroğlu'nun, yürüyen merdivenle ilgili yürümeyi durdurma istemiyle hukuki yollara başvurmasına eski genel sekreter Önder Sav da destek verdi.

16 Şubat 2011 Çarşamba

Kılıçdaroğlu'ndan Yürüyen Merdiven Açıklaması: Kaleci Lefteri Görünce Heyecanlandım!

Haber La Gazetta Seforotti'den alınmıştır.


Türkiye yürüyen merdivene tersten giren Kemal Kılıçdaroğlu'nu konuşuyor. Daha önce seçmen kaydı yaptırmadığı için referandumda oy kullanamayan Kılıçdaroğlu'nun, yürüyen merdiven olayı ile yeniden gündeme gelmesi, en çok bazı internet sitelerine yaradı. Kılıçdaroğlu ise konu ile ilgili "Arkadaşlarla yürüyorduk, aşadan Beşiktaş'ın kalecisi Lefter geçiyor sandım. O ana kadar yürümeyen merdiven, Kızıldeniz mucizesi gibi aniden yürümeye başladı. Aslında ilahiyatçılar bu olayı değerlendirmeli. Şüphesiz ki  bu olayda yürüyen merdiven için, şey pardon, düşünen seçmen için bir ibret olabilir." dedi.

Haberin orjinali için lütfen TIKLAYINIZ.

5 Şubat 2011 Cumartesi

Yeniden Yapılanan Partimize Teorisyen Alımı Yapılacaktır.


Türk siyasi hayatına girdiği anda halkın umudu haline gelen, ancak dış güçlerin oyunu ile bölünen Haşırt The Bilekbord Partisi, titreyip kendine gelmiş ve  halkımızdan aldığı güçle yeniden diriliş için harekete geçmiştir. 

Bu aşamada, sağ, sol, devrimci, islamcı, milliyetçi, liberal fikirlerin iyi yanlarını alıp sentezleme çabasına giren partimize, 1 adet teorisyen alımı yapılacaktır.

Teorisyende aranan nitelikler:

-Üniversitelerin İktisat, Hukuk, Sosyoloji, Endüstri Mühendisliği bölümlerinin birinden mezun olmak.
-18 yaşından gün almış olmak
-Askerliğini bedelli-bedelsiz bir şekilde yapmış olmak.
-Tercihen sahne tozu yutmuş olmak, ağzı laf yapmak, TV'de heyecan yapmamak
-Presentabl olmak
-Hepsinden önemlisi emekten yana olmak.

2011 Yazı İçin Erken Rezervasyonu Yaptıran Kılıçdaroğlu, Genel Seçimlerde Oy Kullanamayacak!

Unutkanlığın böylesi!
Seçmen kaydı yaptırmayıp referandumda oy kullanamayan Kemal Kılıçdaroğlu'nun, 2011 temmuzundaki genel seçimlerini unuttuğu, aynı tarihte Marmaris'te tatil için erken rezervasyon yaptırdığı iddia edildi.


Konuyla ilgili La Gazetta Seforotti'ye konuşan üst düzey bir partili, "Başkanımız ne kadar tutumlu olduğunu göstermek, halk tipi tatil yapıyorum mesajı vermek istemiş. Ama napıcan işte, olmayınca olmuyor! Ya tatile gidecek, ya da 300 lira kaparoyu yakıp oy kullanacak. " dedi. Bu arada Kılıçdaroğlu'nun partili bir çocuğun 29 Ekimde okuyacağı şiiri dinlemek için çocuğun okuluna gittiği, ayın 28'i olduğu için bahçede kimseyi göremediği belirtildi.

Türk Diplomatlara Müjde: Masada Kaybetmek Sona Eriyor!

Türk milletinin makus talihinin bir parçası olarak, meydanda kazanıp masa başında kaybetesi hepimizin malumudur sevgili okuyucular. Bu tarihsel gerçekle br konferansta yüzleşen liseli gençler, "üzerinde Türklerin kaybetmediği masa" projesini Başbakanlığa sunup, TİKA ve AB desteği ile uygulamaya geçtiler. Onları harekete geçiren İlber Ortaylı  konferansının ilgili kısmını paylaşıyoruz sizinle. Okuyun da, siz de kalkın bişeyler yapın!


Osmanlı ve Yunanistan arasındaki sorunların halli için Londra’da bir konferans tertip edilir. Sene 1907.Osmanlı’yı temsilen Mazhar Fuat Özkan Paşa başkanlığında bir heyet gönderilir. Konferans boyunca İngiliz ve Fransız delegeler hararetle Yunan tarafını desteklerler. 

Bir ara İngiliz delege Lord Curzon toplantıyı kesip, yapılacak çekilişle konferansa katılanlar arasında bir kişiye mutfak robotu verileceğini söyler. Salonu bir heyecan kaplar. Çekilişte mutfak robotu Osmanlı delegesi Mazhar Fuat Özkan Paşa’ya çıkar.

Kırk yıllık Yani...
İtilaf devletlerinin desteğini kullanmak isteyen şımarık Yunan delegasyonu hemen itiraz eder. Fransızlar, mutfak robotunun Yunanlılara verilmesi ya da vilayet-i sitte’de bir Ermeni devleti kurulması arasında tercihe zorlarlar Osmanlı’yı. İngilizler ise, eğer mutfak robotundan vazgeçilmezse Trabzon, Nijerya ve Bartın’ı işgal etmekle tehdit ederler. Mazhar Fuat Özkan Paşa, kurnaz bir Hariciye mensubu olarak istikbaldeki tehlikeyi sezer, Chelsea ve Arsenal’in Osmanlı himayesine terki karşılığında robotu teslim etmeyi teklif eder. İngilizler sonradan sözlerini tutmayacakları bir “evet” derler ve robot teslim edilir. Böylelikle Osmanlılar çekilişte kazandıkları mutfak robotunu masa başında kaybederler. Aah ulan ahh!

32 Farz 26'ya İndiriliyor!

Laiklik elden gitmesin, yürekler yanmasın!

Mevcut partilerin laiklik dozunu yeterli görmeyen bir grup siyasinin, yeni bir oluşum çerçevesinde Cumhuriyetçi Laik Parti'yi kurma hazırlıklarında oldukları iddia edildi. Metrobüste giderken, muhabirimizin tesadüfen kulak misafiri olduğu dialogdan anlaşıldığı kadarıyla, yeni parti meclise sunacağı yasa teklifi ile 32 farzın 26'ya indirilmesini gündeme getirecek. Elde kalan 6 farzın 4 tanesinin vacip olarak değerlendirilmesi, diğer 2 adedinin de ekonomik krizde olan Yunanistan'a hibe edilmesi maksadıyla Kanun Hükmünde Kararname çıkartılması için hükumete baskı yapılacağı da gelen söylentiler arasında.

İmar Kanunu Değişiyor: Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurulmayacak

Referandumun İlk Meyvesi

Evet'le sonuçlanan referandumun ardından çeşitli kanun değişiklikleri için tekliflerin kavelerde, berber ve taksilerde görüşülmesine başlandı. İlk teklif Kuaförler Odası'nın tasarı haline getirip Kadın ve Köy İşleri Bakanlığı'na sunduğu, imar kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısı. Tasarıya göre özellikle kırsal kesimde yüksek yüksek tepelere yeni konut yapımına kısıtlama getirilerek, kızların evden kopmasının engellenmesi amaçlanıyor.

Aşrı aşrı memlekete kız verilmeyecek
Aynı tasarının bir başka maddesine göre, aşrı aşrı memleketlerle ilişkilere de bir dizi düzenleme getiriliyor. 90 km'den fazla mesefaden kız istendiğinde, gelin konvoyu seferi sayılacak. Bir köyden bir yıl içerisinde en fazla 2 kız deniz aşırı ülkelere gelin gönderilebilecek. Bu sayede Kanada, ABD, Brezilya'ya gurbetçi kız gönderilmesinde büyük düşüş yaşanması bekleniyor.

Gandhi Kemal İsyanlarda:
La Gazetta'ya konuşan Gandi Kemal, "İktidarın türkü sözlerini kanun hale getirirken art niyetli olduğunu, bu maksatla kendine bağlı STK'ları kullandığını söyledi. "Madem türküler yasalaşacak, sarı çizme giyelim/ bizim dama girelim/ annen buben duyarsa/ tay boşanmış deyelim" türküsündeki fındık ceviz kırma özendiriciliği ne olacak? Kolcular basmadan Halil'im  nerelere kaçalım türküsü ne olacak?" Türkü açılımının arkasından efelerle diyalog, eşkıyayla sohbet mi gelecek" şeklinde konuştu.

Marmaris Tatilinden Skorsuz Dönen Gençlere Sâdet Partisi'nden Ödül

Sâdet Partisi Cihangir İlçe Yönetimi, Marmaris, Alanya ve Kuşadası gibi mesire yerlerine tatile gidip de skorsuz dönen gençlere ödül verme kararı aldı.

Cihangir ilçe binasında yapılan basın toplantısında, halkla ilişkiler başkanı Kemalettin Akılbaliğ, "Bu gençlerimiz Marmarislerden, Kuşadalarından skorsuz gelmişler. Nefslerine hakim olmuşlar. İstanbul'da evde oturup nefsini korumak kolay, ama bu delikanlılar ateşin ortasında yandılar. Hamdılar, piştiler" şeklinde konuştu.

Fark var! 
"Uluslararası ilişkiler konusundaki hassas tavırlarından ötürü, halkla ilişkiler birimi olarak gençlerimize ödül olarak 2 kişilik Bodrum tatili veriyoruz" şeklindeki sürprizi ile herkezi şaşırtan Akılbaliğ, "Biz herkes gibi iki kitap, bi çeyrek altın, 10 lira hediye çekiyle idare edemeyiz, bizimle diğerleri arasında kocaman bir fark var" diyerek sürprizine sürpriz kattı.

Skor, dostluk, kardeşlik!
Tatilci gençlerden İsmail Geloğlum, ödül töreninde duygularını saklamakta zorlanırken, "Sloganımız skor-dostluk-kardeşlik. Skoru bulamadık ama olsun, ödül bizi motive etti" şeklinde konuştu. 

Diyanet'te Kadrolaşma İddiası!

MYDD'den İmam-Hatiplilere Karşı  Eylem

Mayhoş Yaşamı Destekleme Derneği üyeleri, Diyanet İşleri Başkanlığı önünde eylem yaptı.
Çoğunluğu leopar desenli bayanlardan oluşan grup, Diyanet İşleri Başkanlığı önünde toplanarak, kapıya siyah çelenk bıraktılar. Çelenk bırakmanın ardından yapılan basın açıklamasında, "İmam-hatip ve ilahiyat kökenlilerin Diyanet işleri Başkanlı'ğında % 95'e varan bir orana yükseldikleri görülmektedir. Cami imamlarının pek çoğunun da imam-hatip mezunu olduğu zaten bilinen, acı bir gerçektir. Bu realite, laik Türkiye'ye yakışmamaktadır. Diyanette ve taşra camilerindeki imam-hatipli oranının azaltılması için, iktidar üzerine  düşeni yapmalıdır" denildi.

"Bilimsel fetva istiyoruz"
Diyanet İşlerinin din işlerinden ayrılması gerektiğini belirten grup üyeleri, Fetva Şurası'nda din adamlarının değil, Eczacılar Odası Birliği, Mühendisler Odası Birliği ve Metal-İş Sendikası'ndan birer temsilcinin bulunması, daha pozitivist felsefede fetvalar yayınlanması gerektiği yönünde görüş bildirdiler.

Halka Açılan CLP, Kurbanda 7 Ortak Danaya Girecek

Halkçıyız" demekle halkla kucaklaşamayacağını düşünen Cumhuriyetçi Laik Parti, halka gitmenin yollarını arıyor:

Halkın örf, adet ve dinsel inançlarını daha yakında tanımaya çalışan parti, elde ettiği veriler üzerinden strateji üretmeyi planlıyor. 

Ramazan verimli geçti.

Milli manevi değerlere kucak açan parti mensupları, hatırlanacağı üzere Ramazan'da davul çalmışlar ve bayram ertesine denk gelen kongreyi de "iki bayram arası kongre mi düzenlenirmiş? O da neymiş " diyerek iptal etmişlerdi. Yeni hedef önümüzdeki kurban bayramı.

Tüzel kişi kurban kesebilir mi?
Buradan ekmek çıkabileceğini gören parti, şimdi de Kurban Bayramında 7 ortak  dana kesmeye hazırlandığı iddia edildi. Güvenilir kaynaklara göre, ortaklar arasında Maden Mühendisleri Odası, Bozacılar Odası, İlerici İzmirliler Derneği de var. Tek sorun, tüzel kişinin kurban kesmesinde dini olarak sorun bulunup bulunmadığının bilinmemesi. Partiden üst düzey bir yetkili, "Tüzel kişi her türlü borç altına girebilir. Kurban da vacip bir borçdur, ve tüzel kişi kurban kesebilir" diyerek hukuki bir sıkıntı olmadığını iddia etti. İddialara göre, bu konuda bir sıkıntı çıkması halinde "Diyanet İşleri Başkanlığının Tüzüğünün Değiştirilmesine İlişkin Kanun" düzenlenerek bu sıkıntının aşılmasına çalışılacak. Yani sevgili okuyucular, yeni dönemde siyaseti sıcak temalar bekliyor.

Kurban derisi Pegasus'a
Üst düzey Parti mensubunun alt düzey bir akrabasından alınan bilgiye göre, kurban kesilmesi halinde derisinin ne yapılacağı dahi görüşüldü. Türk Hava Kurumu'nun yeterince laik olmadığını düşünen parti, derileri Pegasus'a; beyin, işkembe ve sakatatları Atlasjet'e bağışlayacak.

PKK'LILARI BALKONDAN SARKITIP SARKITIP SİLKMEK İSTİYORUM

Bİ KERE SİLKSEM AKILLANIRLAR

Hasanpaşa Belediye Başkanı İsmail Burundiki, her cumartesi Kadıköy'de eylem yapan PKK sempatizanları hakkında sert konuştu.

Başkan Burundiki, La Gazetta Seforotti'ye yaptığı açıklamada "Ya hemşerim, kadınlar gününde eylem, gençler gününde eylem, yaşlılar gününde eylem. Kadın-erkek, çoluk-çocuk günü demeden hunharca eylem yapıyorlar. Trafiği de tıkıyorlar. Hasanpaşa'dan Kadıköy'e 1 saatte gidilmiyor. Bu eylem yapan PKKlıları var ya, yakalayıp yakalayıp belediye binasının balkonuna çıkarmak, ordan aşşağa sarkıtıp sarkıtıp silkmek istiyorum, halı misali." şeklinde tatlı sert konuştu.

Başkan Obama: "Türkiye için önemli kararlar aldık"

Türk siyasetinin sürekli söylemlerinden olan " X kişiyi Amerika gönderdi" önermesini destekleyen bir açıklamanın, Barack Obama'nın bizzat kendisinden geldiği iddia edildi

İddialara göre Parlemento'da gündem Türkiye'nin siyasi geleceği oldu ve alınan kararlara Demokrat ve Cumhuriyetçilerin tamamı destek verdi.

2030 için üzerinde uzlaşıldığı iddia edilen isimler:
AKP: Halil İbraam Erdoğan : Bilal Erdoğan'dan olması beklenen çocuk. Henüz dünyaya gelmedi.
CHP: Orçun Sav.  Önder Sav'ın küçük kardeşi, hanedanın yaşça en büyük üyesi. Amerika da bu durumu destekliyor.
MHP: Alperen Alptemoçin: Şu an 4 yaşında. Anaokulunda öz dayısının oğlu Kürşat Bilge'yi dövdü. Amerikanın gözüne girdi.


Türkiye Otomobilciler ve Şoförler Odası: Erdal Baş. Ehliyeti yok ama hergün Bostancı sahilde hız denemesi yapıyor. Bugüne kadar yakalanmaması arkasında ABD desteği olduğu iddialarını güçlendiriyor.


Bodrum Köpek Dostları Derneği: Jale Didem Türkbükü. Köpek sevgisiyle tanınan Jale Hanım, Amerikan sigarası içiyor ve izmaritini yere atmıyor. Geçen yaz kuçu kuçu köpeği Lord'la beraber New York'a gitti.

Bununla da yetinmeyen ABD'nin metrobüs ücretlerini de kademeli olarak arttıracağı iddia ediliyor. İşte o fiyatlar:

2018: Söğütlüçeşme-Zeytinburnu: 4 TL
2023: Fikirtepe-Avcılar: 16 TL
2037: Zincirlikuyu-Merter: 72 TL

Karşı görüş gecikmedi:
Bu arada La Gazetta Seforotti'nin köşe yazarlarında Av. Topyekün Hakyemez, bu tür saçmalıkların artık sonlanması gerektiği, eğer ABD'nin her bi haltı belirlediğine gerçekten inanılıyorsa, bunun milletin hiçbir şey yapamayacak durumda olduğunun kabulu anlamına geldiği ve bu durumda zaten bize herşeyin müstehak olduğu yönünde basına bildiri gönderdi.

Tarım Bakanı Mehdi Eker: Kurbanlık Dana Açığını Facebook Farmville İle Aşacağız!


Tarımda Yabancı Sermayeye Yeşil Işık

Tarım Bakanı Mehdi Eker, piyasalardaki dana boşluğunun giderilmesi için yapılanları anlattığı basın toplantısında, Türk tüketicisinin yakından tanıdığı, ürünlerini güvenerek kullandığı Farmville'i Türkiye'ye yatırım yapmak için davet ettiklerini söyledi.

Fikir tesadüfen ortaya çıkmış!
Bu zekice fikrin aklına nerden geldiği sorusunu ise "Bakanlık koridorlarında yürüyordum, sekreter kızların konuşmalarına şahit oldum. Biri diğerine, 'şekerim bi domateslerim var, öyle böyle değil' diyordu. Öbürkü kız da 'Farmville çiftlik işine girdiğimden beri, 5 dakka boş vaktim yok' dedi.

Ben de düşündüm. Eee, boş vakti yoksa demek ki işler iyi gidiyor, Allah bereket versin dedim. Farmville'i araştırdım, bedavadan tarım imkanı sunan bir firmaymış." şeklinde konuştu.

Facebook, farmville'in hakim ortağıymış!
"Yetkilileriyle temas kurmak istedim. Farmville'in kime ait olduğunu müsteşarıma sordum. O da bana 'Sayın bakanım, farmville Facebook'un bir organizasyonudur.' dedi. Online olarak temas kurdum, yakında dönerler." diye konuşan bakan "Facebook'a sulu tarım imkanı konusunda da teklifte bulunmayı düşünüyorum. Seneye halkımız ucuz domates yiyebilir." diyerek bir de  müjdeli haber verdi.

Kullanılan Yumurta Sayısı: 245, AKP: 120, CHP: 85, Boş: 22, Geçersiz: 7, Çift Sarılı: 16

Ankara Üniversitesi "Burhan Kuzu" Dedi

Genel seçimlere çok az bir zaman kala, daha Yavuz Donat'ın gözlemleri, Nonda, Konda, Anakonda şirketlerinin anket sonuçları ortaya çıkmadı ama, üniversiteli gençliğin siyasi eğilimlerini gösteren olaylar yaşanmaya başladı. Siyasilere soru sormak yerine yumurta atmayı tercih eden gençler, Ankara Üniversitesi'nde AK Partili Burhan Kuzu ve CHP'li Süheyl Batum arasından daha çok Kuzu'ya eğilim gösterdiler.


İşte İlk Gelen Sonuçlar:
Açılan Koli Sayısı: 8
Kullanılan Toplam Yumurta: 245
AKP: 120
CHP: 85
Boş: 22
Geçersiz: 7
Çift Sarılı: 16

Bahçeli: Her Ülkücü 5 Yumurta Yerse İktidar Oluruz

Öte yandan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Kırşehir'de yaptığı bir teşkilat ziyaretinde, siyasilere yumurta atılmasına karşı olduklarını belirterek, hiçbir ülkücünün yumurta eylemlerine katılmamasını, onun yerine yumurtaları menemen yaparak yemelerini arzu ettiğini söyledi. Sözlerinin devamında Bahçeli, "Her ülkücü günde en az 5 yumurta yese, ayda yapar 150 yumurta. senede yapar 12 kere 150, 1800 yumurta. Tanesi 1 mg çinko olsa, etti mi sana 1,8 gram? Bu sayede  ülkücülerin sağlam kafalarında sağlam vücutları olacak, bu da MHP'ye iktidar yolunu açacak." dedi.

Cinsel Açlıkla Boğuşan Afrika'ya Ukrayna'dan Yardım Eli

Afrikalı gençler, kapitalistlerin yardımları 
şova dönüştürmesinden çok şikayetçiler.

Afrika'da ciğerleri dağlayan yoksulluk sorunu için kapitalist ülkeler kılını kıpırdatmazken, gelişmekte olan ülkeler "az veren candan" misali yardım kampanyalarına devam ediyorlar. O az verenlerden biri de Ukrayna. Başbakan Yulia Timoşenko'ya ulaşan bir grup gönüllünün girişimiyle başlayan kampanya çığ gibi büyüdü, Kamyonlara sığmayan mallar için gemi kaldırıldı.



Başbakandan Duygusal Konuşma
Muhalefetin Timoşenko'ya taktığı yeni
 lakap: Az Veren Candan
Sevgili Ukraynalı hemşerilerim. Bu dünya yalan dünya. Hesap günü geldiğinde, yani boynuzsuz koçun boynuzlu koçtan hakkını alacağı gün geldiğinde, bu Afrikalı kardeşlerimiz de demeyecekler mi, biz cinsel açlık çekerken siz neden yardım etmediniz diye. Damdan düşenin halinden anlamak lazım arkadaşlar. Biz bu arkadaşlara cinsel açlık yatıştırıcı haplar-ilaçlar göndericez, sakinleştirici şurup falan. Filomuz Tanrının izniyle yola çıkacak. Biz isteriz ki, Boğazlardan geçerken  2 sandık hap da İstanbul'a bırakalım, ama 6. filoyu unutmadık. Şimdi askerimizn başına bişey gelir, muhalefet gene zıp zıp zıplar.


Muhalefet Şimdilik Mutabık Görünüyor
Muhalefet en çok da yardımı organize eden "Yanar
Döner Deniz Feneri Derneği"ne takmış durumda.
Meclisteki yardım görüşmeleri sırasında sadece bir kez söz alan muhalefet cephesi şimdilik bekle gör politikası izliyor. Muhalefet lideri Elena Verelini, "Bu nasıl yardım, sağ elinin verdiğini sol elin görmeyecek abla! Timoşenko yardım vermede çırak çıktı, gören de daha önce vermedi sanır kimseye, yardım. Biz bu yardım kampanyasının arkasındayız ama, şekline karşıyız. Bize sormadılar, belki biz de vermek istiyoruz üç beş bişeyler. Mahallenin az veren Candan'ı gibi, 2 sandık maldan yardım mı olurmuş?

2011 İskan Kanunu Kabul Edildi, Hollandalı Turistler Sivas'a Yerleştirilecek

MHP'nin teklifi ile meclis gündemine gelen konu, hiç uzatmadan hemen hemen tüm vekillerin mutabık kalması ile 15 dakikada yasalaştı. Hazırlık sürecini ise Oktay Vural'ın bizzat idare ettiği ifade edildi.

Tarihten ders alındı.


 Herhangibir aksaklık olmaması için, meclise sunulmadan önceki hazırlık sürecinde Vural tarafından ortaokul tarih kitapları taranarak Osmanlı'nın iskan politikası incelendi. Sıcak sulara inmek isteyen Ruslara PTT ve Antalya Belediyesi çalışanları marifetiyle anket yapıldı. Biraz aceleci davranılınca Ruslara yanlış anket uygulandığı, 7 günlük araştırmanın ancak son gününde farkedildi. Bu arada yanlış anket de olsa sonuçları paylaşmak istediğini belirten Vural, "Rusların en çok tuttuğu takım ÇSKA Moskova." dedi.

İşte BDP hariç diğer vekillerin tamamının oybirliği ile kabul edilen yasa:

1.Madde: İçmeler ve Turunç dahil olmak üzere Marmaris ve dahi Fethiye ve havalisinde mukim İngiliz tabiyetinden turistlerin Kırşehir ve Niğde'nin Türkmen köylerine, her köye bir hane olarak dağıtılması esastır.

2.Madde: Alanya ve civarı tatil köylerinde yerleşik Almanlar, dışarıya çok miktarda Almancı gönderen ve Germen hukuku edebiyatına hakim vilayetlerden Aksaray'a, her köye bir aile olarak dağıtılması esastır.

3.Madde: Hudud-u milli içerisinde  münferiden hareket eden, turist-i seyyare Hollandalı kızların Sivas'ın Yıldızeli, Divriği, Şarkışla kazalarına her eve bir kız olarak dağıtılması esastır.

4.Madde: Rusların nüfusun çoğunu teşkil ettikleri Antalya-Kemer otellerinde her 10 Rus turist için 1 odanın Türkmen-Yörük gençlerine ayrılması, bahse konu gençlerin hususiyetle askerden yeni gelmiş olanlardan seçilmesi esastır.

5.Madde: Bu yasa Türk tebasından olan ya da olmayan, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde 24 saatten daha fazla olmak üzere ikamet eden Allah'ın tüm kulları için bağlayıcıdır. Kişilerin ataist, Allahsız, kitapsız olmaları yasaya itiraz hakkı vermez.

6.Madde: İşbu yasa yayım tarihinden itibaren yürürlüğe girer. Yürürlükten ne zaman kalkacağını Allah bilir.